Prof. Dr. Osman ÇAKMAK
  25-02-2019 10:06:00

“ÖLÜM OLAYI” ÜZERİNE FİZİKÎ İNCELEMELER VE “İKİNCİ BEDEN” GERÇEĞİ

Günümüzde ölüm olayı bilimsel araştırma alanına girmiş bulunuyor. Konu, çok sayıda bilim adamı tarafından inceleniyor. Değişik metotlarla ölümün sırrına erişilmeye, ardındaki gerçeklere ulaşılmaya ve ölümden sonraki bir hayatın ihtimalleri ortaya konmaya çalışılıyor. Bu çalışmalar ölüm sonrası hayatın varlığı üzerine sondaj anlamına gelmektedir.
İnsanın fizikî bedeni gerçekte trilyonlarca hücrenin düzenli ve uyumlu bir organizasyonudur. İnsan bedeninde her an milyonlarca eski hücre ölür ve yenileri ortaya çıkar. Gençlikte beden, kaybettiği nisbette yeni hücre üretebilir. Ancak, ileri yaşlarda bedenin hücre sayısında azalma başlar. Böylece hayat yavaş yavaş dengesini kaybeder. Gelir-gider dengesinin bozulmasıyla bedenin ahengi ve nizâmı bozulmaya yüz tutar, ister istemez ölüm ufukta görünür.
Madde ve Enerji İlişkisi 
Son yıllarda yapılmış olan yüksek enerji dağılma deneyleri bize, parçacık dünyasının dinamik ve sürekli olarak değişen yapısını çok çarpıcı bir biçimde göstermiştir. Bu deneyler sonucu, maddenin tamamen değişken bir varlık olduğu ortaya çıkmıştır. Buna göre bütün parçacıklar, başka parçacıklara dönüştürülebilmektedirler. Parçacıklar enerjiden oluşturulabilirler, ya da tamamen enerjiye dönüştürülebilirler. İçinde bulunduğumuz dünyada, "temel parçacık", "maddî öz" ya da "yalıtılmış nesne" gibi klâsik kavramlar artık mânâlalarını kaybetmişlerdir.
İnsanoğlunun nesiller boyu, deneme-yanılma yoluyla doğruyu bulma gayretleri, herşeyin mahiyetini öğrenme arzusu, bilimin sınırını ışınlardan da öteye vardırmış ve metafiziği bilimin gündemine sokmuştur. Âlemin bilimini yapmak, işleyiş prensiplerini ortaya koymak, Allah'ın insanlara bahşettiği merak etme, yorumlama ve araştırma kabiliyeti sayesinde bugün bilim, bilinmeyenlerin sınırlarını zorlamaktadır. Bilimin giderek inceleşmesi ve ilerlemesi, araştırmacıları maddeden öte varlıkları keşfetme ve yapısını sorgulama aşamasına vardırmıştır.
Tabiatın derinliklerine inildikçe, enerji denen, mekânda yeri olmayan ve zaman boyutunun dışında kalan ışın türü yapıları incelemeye aldığımızda, alışageldiğimiz bilimsellik çerçevesindeki kavram ve tasarımları iptal etmek zorunda kalıyoruz. Çevremizin sahip olduğu boyutların ötesine doğru gidildiğinde, mekanistik kavramların geçerliliklerini yitirdiği ve yerlerini "organik" kavramlara terkettiği görüldü. Bu yeni kavramlar ise, manevî temelli özellikler ile dikkatleri çekmektedir.
Kirlian FotoĞraf Tekniği 
Varlıkların sadece görünen maddî yanlarından ibaret olmadığını, madde ve enerji perdesinin arkasında daha nice esrar saklandığını bu yöndeki gelişmeler bize söylemektedir. Bu gelişmelerden birisi canlılarda bir de enerji bedenin varlığını ortaya çıkaran ilginç bir olay, 1940'lı yıllarda yaşandı. Eski Sovyetler Birliği araştırmacılarından Semyon ve eşi Valentila Kirlian'lar, yüksek frekans alanı içindeki canlı organizmalar üzerinde bir fotograf tekniği geliştirdi. Kirlian ekibi yıllar süren çalışmaların sonucunda, insan, hayvan, bitki ve bütün canlıları kuşatan bu enerji alanının fotograflarını çekmeyi başardılar. Bu icatları, hastahanede yaptıkları bir gözlem sayesinde olmuştu. Bir hasta üzerinde uygulanan şok tedavisi sırasında cam elektrotlar aracılığıyla hastanın cildi üzerinde şerare atlıyordu. Bundan ilham alarak, Semyon Kirlian, cihazı evinde kurarak ilk denemeyi kendi üzerinde yaptı. Deneme sırasında hafif bir elektrik şoku ile birlikte mavi bir şerare görmüş, fotograf filmini banyo ettiği zaman da, parmağının silüetini elde etmişti. Parmağından çıkan alev alev ışımalar bu ilk fotografta açıkça görülüyordu.
Bu tekniğe, mucitlerinin isimlerine atfen "Kirlian Fotografçılığı Tekniği" deniyor. Kirlian Kamerası, Rusya'daki bir çok üniversitede hayli ilgi gördü. 1968'de V. Inyushin, W. Grisshchenko, N. Vorobev, N. Shoinki, N. Federova ve F. Gibadulin adlı doktorlar, ortak bir bildiride şöyle demişlerdi: "Bütün canlıların, sadece atom ve moleküllerden yapılmış bir fizik bedenleri değil, aynı zamanda bir de bunun kopyası olan enerji bedenleri vardır." Bu ikinci bedene; "Biyoplazmik Beden" adını vermişlerdi.
Biyoplazmik Beden ve Canlılık 
Bitkiler üzerinde yapılan çalışmalarda; solgun, kurumak üzere bulunan bir yaprak ile dalından yeni koparılan bir yaprağın çevreye yaydıkları ışıma arasında büyük fark olduğu gözlenmiştir. Dalından yeni koparılan bir yaprağın arka arkaya çekilen fotograflarında, ışımaların sürekli olduğu ve değiştiği görülmektedir. Ölü yaprakta ise hiçbir ışıma bulunmamaktadır. Yani canlılığın yok olmasıyla bu ışıma da, ona bağımlı olarak yavaş yavaş yok olmaktadır. Bir kısmı koparılan yaprağın çekilen fotograflarında ise kopan kısım tam olarak görülmekte, ancak bir süre sonra bu kısma ait enerjik alan kaybolmaktadır. Canlılar yavaş yavaş ölürken, biyoplazmik bedenin kıvılcım ve alevleri dışa doğru fırlamakta ve sonra kaybolmaktadır.
Her şey çift yaratıldığından, fizik bedenimizin ikizinin, İslâmî literatürde "misâlî beden" olduğu belirtilir. Kirlian fotograf tekniği ile tespit edilebildiği anlaşılan misalî bedenin, daha başka birçok isimle de anıldığını görüyoruz. "Gılâf-ı nurani", "lâtife-i seyyâle", "esirî beden", "enerji beden", "ikinci beden", "perisperi", "duble", "astral vücut." İkinci bedenin aynı zamanda ruha kılıf ve elbise vazifesi gördüğü bildirilmektedir. Vefattan sonra da ruh, İlâhî hikmet gereği maddî kılıfı olan cesedi atar ama, misâlî bedeni çıkarıp atmasına izin verilmez.
"Rusya'da Tanrıya Dönüş" adlı kitapta bu meselelerle alâkalı uzun açıklamalar vardır. Meselâ bir grup doktor şöyle demektedir: "Bütün canlıların atom ve moleküllerden yapılmış fizikî bedenlerinin yanısıra, bir de bunun kopyası enerji bedenleri vardır..."
Amerikalı doktor Watters, yaptığı bir deneyde elli kadar çekirgeyi eterli pamuklara sarıp, öleceklerini tahmin ettiği andan itibaren odaya su buharı salarak fotograflarını çekti. Neticede öldükleri anlaşılan 13 çekirgenin hayallerinin tespit edildiği görüldü.
Sovyetler Biriliği'nde beden dışı seyahat yapabilen yogiler üzerinde çalışılmaktadır. İnsanlar kriz, koma veya trans halinde ve anestezik tesir altında enerji bedenlerini kendiliklerinden dışarı atabilmekte, ruhları enerji bedenleri ile temessül etmektedir.
Temessül, herhangi bir keyfiyette görünme demektir.  İnsan düşüncesi de temessül ettiğinden Ted Serios (1960'lı yıllar) isimli bir Amerikalı, fotograf makinesi objektifine konsantre olarak baktığında, beynindeki düşüncenin kameradaki filme nakşedildiğini görmüştür.
Evet, mücerret eşya fizik evrene tesir ediyor. Ve gün geçtikçe bunun delilleri artıyor. Rüyalarda hakikatler, kabirde ameller temessül eder. Ruh ise, ona kılıf olan misâlî bedeniyle temessül edince, kendisine (yani o şahsın maddî bedenine) benzediğini görürüz. Rüyada maddî bedenimizin istirahata çekilmesiyle ilginç bir mekanizma, misâlî bedenin cesetle bağıntısını koparmadan "misâl âlemi"ne götürür. Misâlî vücud zamansız ve mekânsız âlemde nice faaliyetlerde bulunur ve nice şahıslarla (fakat onların duble bedenleri ile) buluşur. Ölüm olayında ise misâlî vücut hiçbir bağıntı kalmamak üzere cesetten ayrılır. Yeni "bedensiz ruh"; "Berzah" âlemine uçarak yeni hayatına başlar.
Ölümün Belirtileri ve Gerçekleşmesi 
Bir organizma için ve özellikle en karmaşık organizmalardan biri olan insan bedeni için ölüm anının tam olarak tespiti tartışmalı bir durumdur. Ölüm anının tam ve kesin tespiti için değişik metotlar uygulanıyor. Ölen bir kişide klâsik olarak bir takım belirtilerin olduğu kabul ediliyor. Ölümle ilgili araştırmaların ifade ettiği ölüm öncesinde bir can çekişme devresi vardır. Ani ölümlerde bu safha kısa, kronik hastalıklarla ölümlerde ise saatlerce ve hattâ günlerce sürebilmektedir. Ölüm belirtilerinin başlıcaları şöyledir: Deri solgunlaşır ve esnekliğini kaybeder. Gözde, retinanın damarlarında kan dolaşımının durduğu görülür. Kaslar gerilimlerini kaybeder ve şişkin kısımlar gittikçe yassılaşır. Solunum durur. Nabız kaybolur. Ceset git gide soğuyarak çevre ısısı derecesine düşmeye başlar. Ölümden 2-3 saat sonra kas liflerinin katılaşması sebebiyle de ölüm sertliği başlar.
Bütün bu belirtilere rağmen ölüm anının kesin olarak tespiti imkânsız görünüyor. "Yalancı ölüm" olaylarının dışında öldüğü kabul edilen bir çok kişinin, bir süre sonra dirildiği biliniyor. Lyall Watson'ın Ölüm Yanılgısı adlı kitabında aktardığı bilgiye göre, Deneysel Reanimasyon Fizyolojisi Lâboratuarı'nın ölüm tarifi şöyledir: "Şuur, refleksler, solunum ve kalb atışları gibi bütün hayat belirtilerinin son bulduğu, ama bir bütün olarak organizmanın henüz ölmediği, dokulardaki metobolik süreçlerin devam ettiği ve belirli şartlar altında bütün fonksiyonların yeniden başlatılacağı bir durum.."
Sözünü ettiğimiz bu belirtiler aslında ölümün sadece dış görünüşü ve fizikî seviyedeki anlatımıdır. Ancak gerçekte, ölüm anında bu dış görünüşün dışında, fizik bedenden ayrı olarak birtakım ilginç, karmaşık ve henüz bir çok noktası açıklanmayı bekleyen hâdise ve değişimler de yer almaktadır.
İkinci Beden Kavramı 
İngiltere'deki Southampton Hastanesi bilim adamları, ölümün hemen öncesinde yaşanan hâdiseler üzerine yaptıkları araştırmada, klinik olarak ölü kabul edilen kişilerin pek çok duyguyu yaşadıklarını tespit ettiler. Beynin fonksiyonlarını yitirmesinin ardından, yani hastanın klinik olarak ölü kabul edildiği dönemde, yaygın anlayışın aksine, hastaların çeşitli hisleri bulunduğuna dikkat çeken bilim adamları, bunların başında mutluluk gibi duyguların geldiğini belirtiyorlar. Bilim adamlarına göre, bu çeşit hastalar ayrıca zamanın aktığını anlayabiliyor ve ışığı algılayabiliyorlar. Southampton Hastanesi'nden Dr. Sam Qarniea ve Dr. Peter Fenwick'in yaptığı araştırmada, ölümün eşiğinden dönmüş 63 kalp hastasıyla yapılan röportajlardan faydalanıldı. Dördü klinik olarak ölü kabul edilen hayata dönmüş 63 hastayla konuştuklarını belirten araştırmacılardan Dr. Fenwick, "Akıl ve beyni birbirinden bağımsız değerlendirmek mümkünse, bu ölüm sonrasında şuurun uyanık kaldığı sorusunu gündeme getiriyor." diye konuştu. Bu araştırmanın neticeleri bütün dünyada yeni tartışmaları da beraberinde getirmektedir.
Modern tıbbın öldü gözüyle baktığı altı kişi, beyin fonksiyonlarının çalışmaz olarak tarif edildiği sırada; önce çok parlak bir ışık hüzmesi gördüklerini, daha sonra ise tarifi çok güç, mutlu ve huzurlu bir dünyaya girdiklerini söylediler. Uzmanlar, birbirlerinden habersiz olarak yapılan araştırma sırasında altı kişinin de aynı ifadeyi kullanmasının gözardı edilemeyeceğini belirttiler.
Ölümü şuurlu bir şekilde değerlendirmenin dışında, ani ölümcül kazalara uğrayan kişiler ise, kaza anında kendilerini çok rahat ve huzurlu hissettiklerini söylüyorlar. Lyall Watson, 'Ölüm Yanılgısı' adlı kitabında böyle anlarda, geçmişteki anıların canlandığını ve insanın bütün hayatının bir film şeridi gibi gözünün önünden geçtiğinden söz eder. Watson tespitlerini şöyle sürdürüyor: "Anılar, yerlerini son derece mistik bir ruh hâline bırakarak yok olmaktadır. Komaya giren hastabakıcı, vecd içinde Tac Mahal'in bir resmini seyretmekte olduğunu hatırlamakta; uçuruma yuvarlanan bir dağcı ise, anılarını şöyle anlatmaktadır: 'Bedenim kayalara çarparak ezilip parçalanıyordu, ancak şuurum bu fizikî yara ve acılardan bütünüyle bağımsızdı, onları hissetmiyordu bile."
İnsanlar görünen fizik bedeni dışında görünmeyen ve öldükten sonra da varlığını sürdüren başka bir bedeninin varlığını hep hissetmişlerdir. Şimdi ise bir çok araştırmacı ve uzman kişi de, ikinci bedenin varlığından söz etmeye başlamışlardır. Bu bedene "astral" "eterik", "duble" gibi adlar takıldığını görüyoruz.
Bir kısım bilim adamları tarafından önceleri üzerinde pek durulmayan ikinci beden kavramı; günümüzde bilimsel olarak belirlenmiş ve fotografları bile çekilebilmiştir. Uzun yıllardır araştırmacılar, yüksek frekanslı elektrik akımına yerleştirilen insan bedeninden yayılan parlak ışığı araştırıyorlardı. Canlılarda bir tür "kalıp enerji"nin, başka bir deyişle bir tür "enerji beden"in varlığına ilişkin bazı deliller elde edilmişti. Neydi bu enerji beden? Nereden kaynaklanıyordu?
Durugörü Medyumluğu ve İnsan Aurası 
Nice sırların düğümlendiği ve kâinatın hizmetine verildiği insanoğlunun herbir ferdi de farklı bir âlemdir esasen. İnsanlar ortak özelliklere mâlik olsa da bazılarında değişik bir ruh hassasiyetinin olağanüstü gelişmiş olmalı ki  bu hassasiyet bazılarında kendini "durugörü" kabiliyeti şeklinde ortaya koyar. Bu şahıslar bizim göremediğimiz bazı şeyleri gündüz, gözü uyanık halde veya trans hâline geçerek görebilirler.
Enerji âlemini misâlî bedenleri müşahade için yaratılmış olan ve rüyada kullandığımız "ikinci gözler", normal hayatta da kullanabilmektedir. Bu şahıslar, insanların çevrelerinde renkli bir aura müşahede ettiklerini söylerler ve auranın hastalık ve sıkıntılı durumlarda renk değiştirdiğini, farklılaştığını belirtirler. Hattâ bu auradan insanın kişilik yapısını ve karekterini dahi anlaşılabilir.
Bu tür hassas kişilerin ölmek üzere olan insanlar üzerinde yaptıkları gözlemlerden ise son derece ilginç ve açıklayıcı sonuçlar çıkmaktadır. Bunların gördüklerinin incelenmesi ve değerlendirilmesine ihtiyaç vardır. Gözlemlerden çıkan sonuçlara göre, normalde canlılarda var olan ve kendisini aura şeklinde gösteren enerjik beden, ölüm anında fizik bedenden ayrılmakta ve beden dışında şuurlu bir şekilde hareket edebilmektedir. Âdeta fizik bedenin ölmesiyle ikinci beden, hayatiyet kazanmaktadır.
Davis'in Gözlemleri 
Ünlü Amerikalı durugörü uzmanı Andrew J. Davis'in bir kadının ölümü ile ilgili gözlemi şu şekilde anlatılır: "Kadında, canın çıkış sırasında bedeninin beyin kısmında meydana gelen ve her an artmakta olan güçlü bir yoğunlaşma beliriyordu. Yoğunlaşan bu şey, çırpınmalar azaldıkça ve bedendeki sarılık arttıkça, parlak ve ışık saçan bir hâl alıyordu. Can çekişme sırasında görülen bu çırpınışların çekilen acı ile herhangi bir ilgisi olmayıp, ruh tarafından hissedilmezler. Bunlar tamamıyla organik olan birtakım hareketlerdir. Ölüm anı yaklaştıkça bedenin organları, boşalan torbalar gibi birer birer yatağa seriliyor, buna karşılık hastadan ayrı olarak, esirî (ruhî) bir bedenin oluşumu tamamlanıyordu. Can çekişen hastadan ilk kurtulan, esirî bedenin baş kısmı oldu ve yavaş yavaş diğer kısımları da ayrılarak tam ruhî bir beden olarak kadının başucunda ayakta durdu. Bu iki bedeni birbirine göbeklerinden, 'hayat bağı' dediğimiz parlak bir kordon bağlıyordu. Bu kordon kopunca bir parçası cesette kaldı. Herhalde cesedin derhal bozulmasını engelleyen budur. Kadının ruhî bedenî serbestliğe yavaş yavaş alıştı ve birdenbire ne yapacağını kestirmiş gibi harekete geçerek evden çıktı.'
Yalnızca bir örneğini almakla yetindiğimiz böylesi gözlemlerin müşterek özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz:  Ölen kişinin bedeninden çıkan bulutumsu görüntüde ve bedene benzer bir nesne, bedene mânevî ışın türü bir kordonla bağlıdır. “Kordonun” kopmasıyla bu beden nereye gideceğini biliyormuşcasına yolunda devam eder.
Yazımızı şu şekilde bitirebiliriz:  Bedenimizin bütün organlarına tesir eden; onu canlı, şuurlu ve fonksiyonlu hâle getiren ruh ve misalî bedenin varlığı, bilim aynasında daha iyi görülmektedir. Ölüm denen olayın ikinci bedenin cesetten sıyrılmasından başka bir şey değildir. Yokluğa ve hiçliğe yürümek değil, herkesin bir bir toplandığı yeni bir “Dünyaya” geçiş köprüsüdür.

  • Bu yazı 968 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Medipol Başakşehir 26 17 2 7 41 13 58 +28
2 Galatasaray 26 15 4 7 55 27 52 +28
3 Beşiktaş 26 13 5 8 51 34 47 +17
4 Trabzonspor 26 12 7 7 45 36 43 +9
5 Yeni Malatyaspor 26 10 9 7 37 33 37 +4
6 Atiker Konyaspor 26 8 7 11 32 30 35 +2
7 Antalyaspor 26 10 11 5 29 41 35 -12
8 Çaykur Rizespor 26 8 8 10 37 33 34 +4
9 Sivasspor 26 9 10 7 38 39 34 -1
10 Kasımpaşa 26 10 12 4 44 48 34 -4
11 Alanyaspor 26 10 12 4 28 33 34 -5
12 Kayserispor 26 8 9 9 24 34 33 -10
13 Fenerbahçe 26 7 9 10 32 37 31 -5
14 MKE Ankaragücü 26 9 13 4 27 41 31 -14
15 Bursaspor 26 5 8 13 24 31 28 -7
16 Göztepe 26 8 15 3 26 34 27 -8
17 BB Erzurumspor 26 4 12 10 26 35 22 -9
18 Akhisarspor 26 5 15 6 27 44 21 -17
Takım O G M B A Y P AV
1 Gençlerbirliği 12 9 2 1 22 7 28
2 Ümraniyespor 14 9 4 1 22 12 28
3 Denizlispor 13 8 2 3 24 9 27
4 Altınordu 13 7 2 4 24 9 25
5 Hatayspor 13 6 2 5 20 8 23
6 Balıkesirspor Baltok 12 7 3 2 16 11 23
7 Adana Demirspor 13 6 3 4 21 11 22
8 Osmanlıspor FK 14 7 6 1 17 14 22
9 Gazişehir Gaziantep FK 13 6 4 3 19 10 21
10 Eskişehirspor 14 5 3 6 17 17 21
11 Boluspor 13 5 4 4 16 12 19
12 Altay 13 5 5 3 16 12 18
13 İstanbulspor 12 5 4 3 19 20 18
14 Giresunspor 13 4 6 3 15 17 15
15 Adanaspor 13 3 5 5 16 15 14
16 Afjet Afyonspor 13 3 6 4 16 23 13
17 Elazığspor 13 2 8 3 13 21 9
18 Kardemir Karabükspor 13 0 11 2 6 32 2
Takım O G M B A Y P AV
1 Manisa BBSK 13 10 1 2 33 10 32
2 Fatih Karagümrük 14 10 2 2 27 12 32
3 Tuzlaspor 14 10 3 1 33 9 31
4 Menemen Belediyespor 14 9 1 4 30 15 31
5 Sivas Belediyespor 14 7 3 4 23 17 25
6 Bandırmaspor 13 7 4 2 18 12 23
7 Şanlıurfaspor 13 6 3 4 18 12 22
8 Kahramanmaraşspor 14 6 5 3 15 15 21
9 Etimesgut Belediyespor 13 5 3 5 16 13 20
10 Kırklarelispor 14 5 4 5 17 15 20
11 Tarsus İdman Yurdu 13 5 4 4 22 23 19
12 Pendikspor 13 4 3 6 18 16 18
13 Bak Spor 13 4 3 6 15 17 18
14 Zonguldak Kömürspor 13 4 4 5 11 12 17
15 Fethiyespor 14 3 4 7 11 15 16
16 Tokatspor 14 4 8 2 13 17 14
17 Konya Anadolu Selçukspor 13 2 5 6 18 28 12
18 Darıca Gençlerbirliği 14 3 8 3 12 24 12
Takım O G M B A Y P AV
1 Nazilli Belediyespor 13 9 0 4 27 11 31
2 Nevşehir Belediyespor 13 7 1 5 28 13 26
3 Tire 1922 13 6 0 7 18 8 25
4 Hekimoğlu Trabzon 12 7 1 4 15 7 25
5 Şile Yıldızspor 12 7 3 2 30 16 23
6 Karaköprü Belediyespor 13 7 4 2 23 14 23
7 Ergene Velimeşe 13 6 4 3 18 12 21
8 Silivrispor 13 5 4 4 14 9 19
9 Artvin Hopaspor 13 4 2 7 11 7 19
10 Kozan Belediyespor 13 4 2 7 13 11 19
11 Erzin Belediyespor 13 4 3 6 19 14 18
12 Batman Petrolspor 12 5 4 3 12 14 18
13 Gebzespor 13 4 4 5 14 11 17
14 Büyükçekmece Tepecikspor 13 5 6 2 14 15 17
15 Erbaaspor 12 4 4 4 16 11 16
16 Yomraspor 12 3 2 7 12 11 16
17 Körfez Spor Kulübü 13 1 9 3 8 28 6
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 05/04/2019 Trabzonspor vs Antalyaspor
 06/04/2019 Alanyaspor vs Bursaspor
 06/04/2019 Sivasspor vs Kayserispor
 06/04/2019 Galatasaray vs Yeni Malatyaspor
 07/04/2019 Kasımpaşa vs BB Erzurumspor
 07/04/2019 Göztepe vs Akhisarspor
 07/04/2019 MKE Ankaragücü vs Fenerbahçe
 07/04/2019 Medipol Başakşehir vs Atiker Konyaspor
 08/04/2019 Çaykur Rizespor vs Beşiktaş
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 02/04/2019 Altınordu vs Osmanlıspor FK
 02/04/2019 Kardemir Karabükspor vs Adanaspor
 02/04/2019 Gençlerbirliği vs Boluspor
 02/04/2019 İstanbulspor vs Eskişehirspor
 03/04/2019 Balıkesirspor Baltok vs Giresunspor
 03/04/2019 Gazişehir Gaziantep FK vs Afjet Afyonspor
 03/04/2019 Hatayspor vs Elazığspor
 03/04/2019 Denizlispor vs Altay
 06/04/2019 Boluspor vs Kardemir Karabükspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 23/03/2019 Etimesgut Belediyespor vs Tokatspor
 23/03/2019 Manisa BBSK vs Darıca Gençlerbirliği
 24/03/2019 Sivas Belediyespor vs Kahramanmaraşspor
 24/03/2019 Şanlıurfaspor vs Tarsus İdman Yurdu
 24/03/2019 Bak Spor vs Menemen Belediyespor
 24/03/2019 Bandırmaspor vs Anadolu Selçukspor
 24/03/2019 Kırklarelispor vs Tuzlaspor
 24/03/2019 Pendikspor vs Fatih Karagümrük
 24/03/2019 Zonguldak Kömürspor vs Fethiyespor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 23/03/2019 Hekimoğlu Trabzon vs Körfez Spor Kulübü
 23/03/2019 Yomraspor vs Büyükçekmece Tepecikspor
 24/03/2019 Batman Petrolspor vs Erzin Belediyespor
 24/03/2019 Erbaaspor vs Artvin Hopaspor
 24/03/2019 Ergene Velimeşe vs Kozan Belediyespor
 24/03/2019 Gebzespor vs Tire 1922
 24/03/2019 Silivrispor vs Nevşehir Belediyespor
 24/03/2019 Şile Yıldızspor vs Nazilli Belediyespor
 24/03/2019 Batman Petrolspor - Erzin Belediyespor Erzin Belediyespor ligde deplasmandaki son 13 maçında hiç kazanamadı  Batman Petrolspor yenilmez
 23/03/2019 Yomraspor - Büyükçekmece Tepecikspor Yomraspor ligdeki son 6 maçında hiç kazanamadı  Büyükçekmece Tepecikspor yenilmez
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
YUKARI