Prof. Dr. Osman ÇAKMAK
  Güncelleme: 04-02-2019 11:07:00   29-01-2019 23:25:00

“ MİLLİ” ve “YERLİ” BİLİM

Bilimi kendimize mal etmek, kendi referans sistemlerimizi kurmak istiyoruz değil mi?

Bilim sizin kültürünüzün, inandığınız değerlerin, ekonominizin, sanatınızın emrinde olacak.

Bilim evrenseldir dediğinizi duyar gibi oluyorum.  Tabi bence de öyle, ama hedefleri millidir. Unutmayalım.

Gençlere “ithal” bilimi okutarak “milli” ve “yerli” düşünmesini, memlekete faydalı olmasını beklemek bir yanılgı. Bu yanılgı sürüyor.  

Uzman olması için yurt dışına (Avrupa/ABD) gönderdiklerimiz (doktora dahil) kendi kültürünü tanımadan gitmişlerse aşağılık kompleksleri artarak geri dönüyorlar. Ülkemizde onları yetkili ve etkili makamlara getirdiğinizde,(hepsi için geçerli değil)bir çoğu“milli ve yerli” davranamıyor. Her sıkıştıklarında “dışarıdan” destek almaya çalışıyorlar.

Aklı başında ülkeler işe önce bilimi millileştirmekle başlıyorlar.  Örneğin Ruslara bakalım. En basit bir örneğini vereyim. Newton Kanunu’nu bile Newton Kanunu ve prensibi diye ders kitaplarına almamışlar. “Newton-Chelowski Kanunu” diye ad veriyorlar. Böylece fiziği “milli” ve “yerli” hale getirmek istiyorlar.

Kendi ülkesinden bir ismi yanına koymuşlar. Böyle yapmakla kendi insanına şunu demek istiyor: Bizim kültürümüzde de böyle buluşçu insanlar var.

Hâlbuki Batı, bilimi Müslümanlardan alırken o insanların ismini söylemedi. Müslümanların isimlerini eserlerine yazmadı. Kopernik’in buluşları aslında İbn-i Şatır’dan aşırmadır.

Bize geçerken, Kopernik’in yanında İbniŞatır’ın da ismi yer almalıydı.

Hiçbir zaman kitabında İbn-i Şatır demiyor. Leonardo Da Vinci’nin buluşlarını El-Cezeri’den aşırdığına dair belgeler var. Mühendislik dehası El-Cezeri’den 250 yıl sonra gelen Da Vinci’nin aynı şeyleri çizmesi tesadüf olabilir mi?

Sibernetik ve otomatik sistemlerin başlangıcı konusunda; Fransızlar Descartes ve Pascal’ı, Almanlar Leibniz’i, İngilizler de R. Bacon’ı öne sürseler de ilk ortaya koyan Cezerî’dir. İlim dünyasına sunan ilk araştırmacı odur. Aynı zamanda ilk sistem mühendisi, ilk sibernetikçi ve elektronikçi ve bilgisayarın babasıdır Cezerî.

Bizim kitaplarımız Batı ile aynı dili kullanır ve bilgisayarın babası olarak İngiliz matematikçi Charles Babbageöne sürülür.

Günümüz fizik ve mekanikçileri, “ısı etkisiyle haberleşerek denge kurma” sisteminin, ilk olarak J. Watt'ın 1780’de regülatörü keşfiyle başladığını söylerler. Fakat bunun da yine Cezerî’ye dayandığı, onun meşhur eseri Kitabü’l-Hiyel’de açıkça görülür.

Böyle daha yüzlercesi var. Bunlar denizden damladır.

Biz ne yaptık?“Hazret-i Batı her şeyin en iyisini bilir” felsefesi ile hareket ettik. 

Bir kere medeniyet adına, modernlik adına bize yutturulan ne varsa gözden geçirilecektir. Bilim diye önümüze konulan her şeyin “bilimselliği” ve “fıtrata uygunluğu” araştırılacaktır.

Newton’un yanına bizim tarihimizden bir isim verebilirdik. Örneğin Nasiruddin et-Tusi ve İbni Sina gibi. Mikrobu ilk bulan Fatih Sultan Mehmet’in hocası Akşemsettin’dir. Bizim ders kitaplarımız mikrobun mucidi olarak Pasteur’u okutur.

Yakın tarihimizin, günümüzün çaplı devasa bilim insanlarına da sahip çıkma adına neler yapabildik?   Örneğin daha yakın bir zamanda vefat eden Fuat Sezgin... Bilimin kurucularının Müslüman bilim adamları olduğunu, Avrupa’nın bilimi gerçekten İslam dünyasından ve Müslümanlardan öğrendiğini   dünyaya ispat etti. Hâlbuki bilim kurumlarımızın “Batıya teslimiyetçi” yapısı devam ettiğinden Sezgin’in çalışmalarına sahip çıkamadık. İsmini bir üniversiteye bile veremedik. 

Fuat Sezgin’in ortaya koyduğu şekilde, okullarımızda doğru tarih dersi verebilsek, gerçek bilim tarihi okutabilsek… Dönüşümü hayali mümkün değil.  Mevcut müfredatın pompaladığı o aşağılık kompleksleri bir bir kalkacak. Gençlerde kendine güvenle genişleyen düşünce ufku ve yeniden doğan girişimcilik ruhu tüm engelleri kaldırıp atacaktır.   

El-Kindi, Einstein’dan 1100 yıl önce 800 yılında, izafiyet teorisi ile uğraşır. Behram Kurşunoğlu, Einstein ile çalışmış. Onun eksikliklerini tamamlamış bir bilim adamı. Ders kitaplarımızda Einstein’in teorilerinin yanına El-Kindi’nin ve Kurşunoğlu’nun ismini ilave edebilirdik.

Oktay Sinanoğlu, moleküler biyolojide, fizik ve matematik alanında büyük buluşların sahibi. Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Bölümünde çalışırken bölümdemaruz kaldıklarını Türk Aynştaynıadlı kitabında anlatır. Bölümde kendisine türlü türlü tacizler edilmiş. Daha başka ayrıntılarını meşhur beyin Cerrahı Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın’dan dinlemiştim.

Sinanoğlu aynı zamanda Batı’nın, özellikle ABD’nin iç yüzünü ve niyetini deşifre eden adam. Bilimde ve teknolojide yarışa girmek ve yerliye dönüş için Sinanoğlu’nun fikirlerinin değerini son günlerde daha iyi takdir etmeye başladık.

Liyakatsizliğin pirim yaptığı bir üniversite düzeni içinde bir adım ileri gidemeyeceğimizi ve bu yüzden dışarıda  çalışmak zorunda kalan çaplı hocaları buraya getiremeyeceğimizi anlatmaya çalışıyorum.

En başta soracağımız bir soru:

Sinanoğlu çapında büyük bilim adamları neden bizim üniversitelerde yer bulamamaktadır?Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Bölümünde başına bir sürü “çoraplar” örülmüştü.

Neva çiftçioğlu’nunhikayesini okudum geçenlerde. Nobele aday olmuş, Nasa’da çalışmış büyük buluşları olan bir bilim kadını. Finlandiya’dan döndükten sonra Ülkemizde üniversitelerimizin birisine çalışmalarını devam ettirmek ister.  Hangi üniversiteye başvurmuşsa kapılar yüzüne kapanmış.

Kendi doktora ve yüksek lisans danışman hocam Prof. Dr. Metin Balcı,  Almanya’dan ve Amerika’dan döndükten sonra ülkemizde  meşhur (!) bilinen hangi üniversiteye başvurmuşsa geri çevrilmişti. O yıllarda Atatürk Üniversitesi sahip çıkmış.   Atatürk Üniversitesi Kimya Bölümünde öğrenci olduğum yıllardı.

 Metin Balcı ve oluşturduğu seçkin çalışma guruplarının üstün gayreti ile Ülkemizde sadece organik kimya alanında değil, kimyanın diğer dallarında araştırma çalışmaları canlandı.  Çalışma gurupları orijinal ve özgün çalışmalarla tanıştı.  Yurt dışı ile rekabet edebilir hale geldi.   Atatürk Üniversitesinde aldığım yüksek seviyeli mastır ve doktora çalışmaları sayesinde  Almanya Alexander vonHumboldt bursunu kazandım.  Erzurum’da  aldığımız eğitimin Almanya’dan hiç de geri olmadığını gördüm.

Demek ki çözüm, dışarıya eleman göndermek değil. Çözüm başarılı bilim adamlarının ülkemizde önünü açmak. Onları yetkili ve etkili kılmak. 

YÖK düzeni çalışanı engellemek için kurulmuş bir mekanizma gibi halinde çalışıyor.  YÖK sisteminin kalite ve liyakat kriterlerini çalıştırmaması (yanlış çalıştırması) yüzünden kimse kendisini aşan ve kendisinden üstün olanı bölümünde     bulundurmak istememektedir.   Bu yüzden dışarıdaki değerleri ülkemizde istihdam yolu kapanmaktadır.

Neden kıskançlık hakim durumdadır?  Neden bilim adamı sıfatlı insanlarımız böylesine dar kalıplar içinde kalabiliyorlar, hamiyetten ve himmetten yoksun ve gayretsiz hale düşüyorlar? 

Kendi kültürünüzle yetiştiğinizde “büyük” düşünebiliyorsunuz. O takdirde kendi toplumunuzdan mucit insanlar, büyük sanatçılar çıkarabiliyorsunuz. Kendi milli üniversitenizi kurabiliyorsunuz,dünya çapında üniversiteleriniz oluyor.

 Çünkü kendi metafiziğinize sahipseniz, teknik üretime geçebilirsiniz. O halde teknik, kendi kültürümüzden ve imanımızdan doğacak. Bilimde ve eğitimde kendi referans sistemlerimizle ayağa kalkacağız. Kendi modellerimizi ortaya koyacağız. Her bilimsel ifade, eğitime dair her metot kendi kültürümüzün çocuğu halini alacak.

YÖK sisteminin sömürü sistemi olduğunu en güzel anlatanlardan birisi de şüphesiz Sinanoğlu’dur.

Darbe anayasası ürünü olan YÖK düzeninden kurtulup, kendi milli üniversitemizi kurmadıkça, üniversitelerimizin Batı’ya taşeronluğu devam edecek; ülkemizin bilim varlığının üniversitelerimiz yoluyla Batı’ya transferi durmayacaktır.     

YÖK’ün topluma hizmeti değil, yabancı dilde yayını esas alması bunun çok açık bir göstergesi değil mi?

Sanatta ve düşüncede neden özgün ve doğru eserler veremiyoruz?

Bilime medeniyet ve kültür meselesi olarak bakmıyoruz da ondan! Eğitim sisteminde felsefe olmayınca düşünce üretilemiyor.

Yunan düşüncesinde Eflatun önemli bir isim. O, “Geometri bilmeyen bu akademiye giremez” demişti. İbn-i Haldun ise “İnsan eğer düşüncelerini geometriye endeksleyebilirse, o düşünce kolay kolay yanılmaz” diyor.

Geometri göze hitap ediyor, her şeyden önce akla hitap ediyor. Sanat eserleri esasen geometriden ibaret. Osmanlı binalarının bir geometrisi var; kemeri, sütunu ve pencereleri var.

Eski Osmanlı binalarındaki pencereleri karşısında hislerimiz ve heyecanımız neden farklı?

Bir de şimdiki pencerelerle kıyasladığımızda mühendislikte geometrinin önemli olduğunu anlıyoruz değil mi? Geometrinin dinlere ve kültürlere göre farkını daha iyi farkediyoruz.

Şu hâlde mühendislik alanında, bizim kültürümüzde unutulan üç şeyi görüyoruz:

Birincisi “tahayyül”dür. Mühendisliğin başı hayal etmeyi öğrenmektir. Geometri bilmekle iş bitmiyor. Birincisi hayalse ikincisi “tasavvur”. Şimdi tasavvura tasarım diyoruz. Hayal ettiğine bir şekil veriyor insan. Geometri onu kılıfa sokuyor. Tasavvur, surettir. Görüldüğü gibi geometri bilmekle iş bitmiyor. Hayalimiz ve tasavvurumuz zevkimiz gelişmediğinde ve geometri bilmediğimizde binalarımız ve şehirlerimiz bir medeniyet değeri taşımıyor.

Üçüncü adım ise “tefekkür”dür. İslam dünyasında neden atom keşfedilmedi diye soruyorlar. Hâlbuki tahayyül edenler ve tefekkür edenler olmuş. Eski Yunan’da atom parçalanamaz deniliyordu. Hâlbuki kimyanın babası olarak bilinen Cabir bin Hayyan şunu demişti: “Eğer atom bir parçalanırsa Bağdat’ta taş taş üzerinde kalmaz.” Yani atomu daha o zamanlar düşünmüşler.

Atom bombası fikrinin ilk mucidi Cabir bin Hayyan’dır. Maddenin en küçük parçası olan atomun parçalanacağını bundan 1200 sene kadar öne söylemiş. Ama bizim tarihimizde bu bilgiler yoktur. Çünkü müfredatımız, kültürümüzün ve tarihimizin çocuğu değildir. Batı’dan nakil üzerine kuruludur.

Eğitim sisteminde felsefe olmayınca düşünce üretilemiyor.

Kuru bilgi ile bilim üretilemiyor. Bugün Türkiye Cumhuriyeti üniversitelerinde İlahiyat fakültelerine bakıyorsunuz. Ne görüyorsunuz? Fizik de matematik de öğretilmiyor.

Mühendisliğe geliyorsun ve yahut sayısal bölümlere geliyorsun burada mantık yok, felsefe yok. Mantık, felsefe verilmeyince genç ayağı üzerinde duramıyor. Hâlbuki her şeyden önce insan, ayakları üzerinde durmayı öğrenecek.

Mesela Karl Popper önceleri fizikçidir. Mühendisliği ve fiziği bırakıyor. Bilim Felsefesi ile uğraşıyor. İlahiyatçılarda mantık dersi var, felsefe dersi de var. Ama bu sefer mühendislikte bunlar olmayınca, mantar gibi mühendis yetişiyor.

Farabi, kitabına besmeleyle başlıyor;İbn-i Sina ve diğerleri hepsi besmeleyle başlıyor. Bediüzzaman da besmele ile başlıyor. Artık kitaplara, derslere besmele ile başlasak ne olur? Laiklik elden gider mi? 1000 yıllık bir medrese geleneğimiz var. Koskoca imparatorluklar kurulmuş, bu okullardan binlerce alim ve arif insanlar yetişmiş. Medrese geleneğini okullara getirmeye kalksak, karşı çıkanlar olur mu? Olur!

Acaba karşı çıkanlar, Amerika’da doktora ve master eğitiminin medrese sistemini esas aldığını biliyorlar mı? Oktay Sinanoğlu’nun kitabını okusunlar.

Bediüzzaman, medrese tecrübesini yeniden diriltmek istiyor. Onun için projesinin adına Medresetü’z-Zehra demiş. İlahiyat okullarında bile fen bilimleri okutulmasını istemiş. Fen ve Matematik bilimleri ile din bilimlerinin bir arada verilmesini istemiş. Sağlam bir Fen ve Matematik eğitimi verilmesi ile Mantık dersinden beklenen neticelerin fazlası ile hasıl olacağına dikkat çekmiş. Hangi branşta olursa olsun fen eğitiminin zaruretine vurgu yapmış.

Medreselerde ahlâk dersi vardı. Adap öğretilirdi. Her dersin, önce usulü öğretilirdi. Şimdi ahlâk yerine etik diyoruz. Etik diye bir şey uydurulmuş. Hikmet insanı nasıl Allah’a bağlıyorsa, ahlâk da Allah’a bağlıyor. Etik denilen şey maddeyle ilgilidir. Maneviyatı ve ahlâkı dışlamak için etik denilmiştir.

Mesela pragmatizm diye bir şey var şimdi. Pragmatizm akımının öncü ismi “Charles SandersPeirce” diyor ki: “Doğru yoktur, menfaatim neredeyse doğru odur.” İşte bakın Batı felsefesini aynı ile alırsak, menfaat esas olur. Böylece Batı’nın sömürü üstüne sömürü düzeninin aleti haline gelirsiniz.

Modernleşelim… Ancak kendi kültürel, entelektüel paradigmalarımızdan yola çıkarak yapalım bunu. Kendi omurgamızı, kültürümüzü, değerlerimizi merkeze almak şartıyla diğer kültürlere açılalım.

  • Bu yazı 4552 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Medipol Başakşehir 29 18 3 8 45 16 62 +29
2 Galatasaray 29 17 4 8 62 29 59 +33
3 Beşiktaş 28 15 5 8 60 37 53 +23
4 Trabzonspor 29 15 7 7 52 38 52 +14
5 Alanyaspor 29 12 12 5 31 34 41 -3
6 Antalyaspor 29 12 12 5 33 46 41 -13
7 Çaykur Rizespor 29 9 9 11 41 41 38 0
8 Yeni Malatyaspor 29 10 11 8 39 39 38 0
9 Kasımpaşa 29 11 13 5 47 51 38 -4
10 Atiker Konyaspor 29 8 8 13 33 33 37 0
11 MKE Ankaragücü 29 10 13 6 30 42 36 -12
12 Kayserispor 29 9 11 9 28 40 36 -12
13 Sivasspor 28 9 11 8 40 43 35 -3
14 Fenerbahçe 29 7 10 12 34 40 33 -6
15 Bursaspor 29 5 10 14 25 34 29 -9
16 BB Erzurumspor 29 6 13 10 30 38 28 -8
17 Göztepe 29 8 18 3 26 37 27 -11
18 Akhisarspor 29 6 17 6 30 48 24 -18
Takım O G M B A Y P AV
1 Gençlerbirliği 15 11 2 2 25 8 35
2 Ümraniyespor 16 9 4 3 24 14 30
3 Hatayspor 15 8 2 5 25 9 29
4 Denizlispor 15 8 2 5 27 12 29
5 Gazişehir Gaziantep FK 15 8 4 3 24 11 27
6 Adana Demirspor 15 7 3 5 26 14 26
7 Altınordu 15 7 4 4 25 14 25
8 Boluspor 15 7 4 4 21 12 25
9 Eskişehirspor 15 6 3 6 20 18 24
10 İstanbulspor 14 7 4 3 22 21 24
11 Balıkesirspor Baltok 14 7 4 3 18 17 24
12 Osmanlıspor FK 15 7 7 1 19 18 22
13 Altay 15 5 5 5 18 14 20
14 Adanaspor 15 3 6 6 19 19 15
15 Giresunspor 15 4 8 3 15 21 15
16 Afjet Afyonspor 15 3 8 4 17 28 13
17 Elazığspor 15 3 9 3 16 24 12
18 Kardemir Karabükspor 15 0 12 3 6 33 3
Takım O G M B A Y P AV
1 Manisa BBSK 16 12 2 2 43 13 38
2 Fatih Karagümrük 16 12 2 2 32 15 38
3 Menemen Belediyespor 16 10 2 4 34 19 34
4 Tuzlaspor 16 10 3 3 36 12 33
5 Sivas Belediyespor 16 8 3 5 28 20 29
6 Bandırmaspor 16 8 5 3 26 19 27
7 Etimesgut Belediyespor 16 7 3 6 20 13 27
8 Şanlıurfaspor 16 7 4 5 22 14 26
9 Zonguldak Kömürspor 16 7 4 5 19 15 26
10 Tarsus İdman Yurdu 16 7 5 4 32 25 25
11 Pendikspor 16 6 3 7 24 19 25
12 Kahramanmaraşspor 16 7 5 4 19 16 25
13 Kırklarelispor 16 6 4 6 20 16 24
14 Konya Anadolu Selçukspor 16 4 5 7 24 29 19
15 Bak Spor 16 4 5 7 16 28 19
16 Tokatspor 16 5 8 3 15 18 18
17 Fethiyespor 16 3 6 7 11 18 16
18 Darıca Gençlerbirliği 16 3 10 3 13 33 12
Takım O G M B A Y P AV
1 Nazilli Belediyespor 15 10 0 5 33 12 35
2 Hekimoğlu Trabzon 15 9 1 5 22 7 32
3 Tire 1922 15 8 0 7 23 8 31
4 Nevşehir Belediyespor 15 7 1 7 30 15 28
5 Ergene Velimeşe 16 8 5 3 22 15 27
6 Artvin Hopaspor 15 6 2 7 16 10 25
7 Erzin Belediyespor 15 6 3 6 29 15 24
8 Karaköprü Belediyespor 15 7 5 3 24 19 24
9 Şile Yıldızspor 15 7 6 2 32 21 23
10 Silivrispor 15 6 4 5 16 9 23
11 Yomraspor 15 5 3 7 19 14 22
12 Batman Petrolspor 15 6 5 4 14 15 22
13 Erbaaspor 15 5 4 6 19 13 21
14 Gebzespor 15 5 5 5 16 13 20
15 Kozan Belediyespor 15 4 4 7 14 17 19
16 Büyükçekmece Tepecikspor 15 5 7 3 17 19 18
17 Körfez Spor Kulübü 15 1 11 3 8 33 6
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 22/04/2019 Sivasspor vs Beşiktaş
 26/04/2019 Medipol Başakşehir vs Göztepe
 27/04/2019 Antalyaspor vs BB Erzurumspor
 27/04/2019 Çaykur Rizespor vs Sivasspor
 27/04/2019 Fenerbahçe vs Trabzonspor
 28/04/2019 Bursaspor vs Akhisarspor
 28/04/2019 Kayserispor vs Alanyaspor
 28/04/2019 Beşiktaş vs MKE Ankaragücü
 29/04/2019 Atiker Konyaspor vs Galatasaray
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 22/04/2019 Balıkesirspor Baltok vs Kardemir Karabükspor
 27/04/2019 Gazişehir Gaziantep FK vs Giresunspor
 27/04/2019 Hatayspor vs Adanaspor
 27/04/2019 Altınordu vs Altay
 28/04/2019 İstanbulspor vs Elazığspor
 28/04/2019 Adana Demirspor vs Boluspor
 28/04/2019 Osmanlıspor FK vs Ümraniyespor
 28/04/2019 Denizlispor vs Balıkesirspor Baltok
 29/04/2019 Eskişehirspor vs Afjet Afyonspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 28/04/2019 Darıca Gençlerbirliği vs Fatih Karagümrük
 28/04/2019 Fethiyespor vs Pendikspor
 28/04/2019 Kahramanmaraşspor vs Manisa BBSK
 28/04/2019 Kırklarelispor vs Tarsus İdman Yurdu
 28/04/2019 Menemen Belediyespor vs Şanlıurfaspor
 28/04/2019 Sivas Belediyespor vs Etimesgut Belediyespor
 28/04/2019 Tokatspor vs Anadolu Selçukspor
 28/04/2019 Tuzlaspor vs Bandırmaspor
 28/04/2019 Zonguldak Kömürspor vs Bak Spor
 28/04/2019 Kahramanmaraşspor - Manisa BBSK Kahramanmaraşspor ligde evindeki son 7 maçında hiç kaybetmedi  Kahramanmaraşspor yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 28/04/2019 Artvin Hopaspor vs Büyükçekmece Tepecikspor
 28/04/2019 Gebzespor vs Ergene Velimeşe
 28/04/2019 Karaköprü Belediyespor vs Şile Yıldızspor
 28/04/2019 Kozan Belediyespor vs Yomraspor
 28/04/2019 Nazilli Belediyespor vs Erzin Belediyespor
 28/04/2019 Nevşehir Belediyespor vs Hekimoğlu Trabzon
 28/04/2019 Silivrispor vs Erbaaspor
 28/04/2019 Tire 1922 vs Batman Petrolspor
 28/04/2019 Artvin Hopaspor - Büyükçekmece Tepecikspor Artvin Hopaspor ligdeki son 5 maçında hiç kaybetmedi  Artvin Hopaspor yenilmez
 28/04/2019 Karaköprü Belediyespor - Şile Yıldızspor Karaköprü Belediyespor ligdeki son 6 maçında hiç kazanamadı  Şile Yıldızspor yenilmez
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
YUKARI