Prof. Dr. Osman ÇAKMAK
  30-03-2019 11:26:00

Ders Kitaplarında Ateizm ve Yada Bilimin İnkarcılığa Alet Edilmesi

Müfredat anlayışımız ve uygulaması ile  insanımızın imanı ve kültürü/değerleri ile çatışıyorsa; kendi milli ve yerli müfredat ve bilim anlayışımız okullarda hala hakim değilse, öğrenilenler “irfana” dönüşmeyecek; okullar fazilet ve değer üreten konuma çıkamayacaktır.   

İsterseniz ders kitaplarındaki muhtevaya yakından bakarak durumu değerlendirelim. Okul kitaplarından başlamak üzere her türlü yazılı, sesli ve görüntülü yayın, bizi “gafil” bir nazarla kâinata bakmaya şartlandırmakta, eşyanın/varlığın sır ve hikmeti gizlenmeye çalışılmaktadır. Bilim materyalizmin “malı” olarak görülmekte, böylece “varlığı sahibinden kaçıran hırsız” konumuna indirgenmektedir.

Evrim teorisinde olduğu gibi, bilimin tanım ve kıstaslarını taşımayan ideolojik ve siyasî yaklaşımlar ya da bir takım ön kabuller, yıllardır bilim olarak takdim edildi. Bilim bu şekilde inançsızlığa alet edildi.

Bilim diye, objektiflik diye sunulanlarla inançsızlık aşısı aşılanmakta, böylece gençliğimizin imanı elinden alınmaktadır. Problem sandığımızdan   çok daha büyük ve korkutucu boyutta. Acilen yerli ve milli çözümleri devreye sokmak durumundayız. 

Peki bilimin asli hüviyetine ve şerefli konumuna çıkarılması, kültürümüzün ve medeniyetinimizin sesi haline gelmesi için gereken araç ve metotları biliyor muyuz? Gelecek yazılarımızda yer yer bu meselelere temas edeceğiz.

Önemli olan kendimiz olmak, evrensel bilim ve hikmetten beslensek de kendi kültür ve medeniyetimizin gereği olan üslubu bulmaktır.

20. yüzyılı, uygulanan müfredatla demokratik ve pedagojik olmayan, baskıcı ve ideolojik bir dönem olarak heba ettik. Gençliğimizi ve geleceğimizi kaybetmemek için acil bir görev var: İnsanımızın değerlerinden ve kültüründen beslenen bir anlayışla müfredatı yeniden ele almak.   

Müfredat, bir öğretilecekler listesi olarak hazırlanmakta; adeta içi bilgi yığını ile doldurulacak bir torba gibi tasavvur edilmektedir. Halbuki müfredat dersler için bir yol haritası sunar ve derslerin felsefesini ortaya koyar. Her ders için müfredat felsefesi oluşturmadan yola çıktığımızdan, filtreden geçirmeksizin Batıdan ithal ettiğimiz virüslü bilgilerin genç dimağ ve kalplerdeki tahribatı korkunç olmaktadır.     

Ders kitapları hâlâ insanımızın inançları ile alay edercesine doğa olaylarını ve evreni sahipsiz ve gayesiz olarak öğretmeye devam etmektedir.  Ders kitaplarında, taşın düşmesini yerçekimi kanununun sağladığı, gemilerin suyun kaldırma kuvveti sayesinde yüzdüğü, bitkilerin büyümesini fotosentezin temin ettiği öğretilir; yani sebepler ve tabiat, Yaratıcı yerine konulur.

Bazı şeylerin gözlem yapıp, karar verebileceğimiz tarafsız bir orta noktası bulunmamaktadır. Örneğin, “Yaratılıyor” yerine; “oluşuyor, oluşum” gibi nötr ifade, aslında “Allahu Teâlâ yok(muş), varsa bile bu işle ilgisi yok(muş)!” mesaj ve emrini bilinçaltına kodlamaktadır. Bizim önce bakışımız, sonra sözümüz, en sonra da kalp ve davranışımız bu fikre göre programlanır.

Kısacası, metafizik boyuttan uzak ideolojik bilim çoğunlukla zekice kurgulanmış (bazen zekâdan da yoksun), belli bir hedefi olmayan, hakikatten kopmuş ve dolayısıyla hikmeti olmayan entelektüel bir oyun görüntüsü vermektedir

Müfredat dediğimiz eğitim programlarını fert ve cemiyet için öncelikler ve değerler sistematiği teklif edecek konuma çıkaracağız. Peki ama işe nereden başlayacağız?

Yapılması gereken felsefenin hikmetle bağını kurmak ve dolayısıyla varlığı bir bütün olarak görmenin yolunu açmaktır. Felsefenin hikmetle, bilimin de metafizikle bağı yeniden tesis edilince müfredat yapımız anlam kazanacaktır. Modern bilimin metafiziksel arkaplanda yeniden inşa edilmesi ile bilim niceliksel alanda yatay olarak gelişirken, dikey olarak ruhanî boyutla irtibatı kurulacaktır.

Bilimin inançsızlığa alet edilmesinde; bilimsel açıklamalar adı altında usturuplu ifadeler ve felsefe düzenbazlıkları öne çıkmakta; algı yanılmasına sürekli müracaat edilmektedir. Böylece yaratılışa dair hususlar; “tabiât”, “tesadüf”, “mekanizma”, “kanun” gibi, eşya üzerinde te’sir yapabilecek kuvveti olmayan vehmî veya zihnî kavramlara ya da sebeplere atfedilerek; “açıkladık, nasıl olduğunu izah ettik” zan ve algısı oluşturulmaktadır.       

Çağımızın bilim maskesi ile yoluyla gelen manevi “hastalıkları” tahlil eden Bediüzzaman, günümüz insanının gerçeğe ulaşmasında, bilimin dünyevileşmesinde ve metafizikle bağlantısının kesilmesinde şu üç felsefe akımını sorumlu tutar:

(a) Sebepler meydana getirdi. (b) Kendi kendine oldu. (c) Tabiat yaptı.

Bediüzzaman, sebeplere bakıldığı zaman “Müessir-i Hakikî zihne ve fikre gelmelidir.” der. Bu hikmet dünyasında Cenâb-ı Hak   varlıkları sebeplerle yaratmaktadır. Bunun en açık örneği insanın yaratılışına anne ve babasını sebep kılmış olmasıdır.     

Bediüzzaman’a göre varlıkları Yaratıcısından hiç söz etmeden anlatmak tarafsızlık değil, gaflet yahut inkâr hesabına taraflı bir anlatımdır. Yaratanı nazarlardan saklamaya dönük “taraflı ve kasıtlı” bir bilgilendirmedir bu.

Bediüzzaman, 20. yüzyılda yaşamış; hem akli muhakemeye dayalı genel bilimlerin hem de gözlem ve deneylere dayalı fen bilimlerinin önemine dikkat çekerek; fen ve din bilimlerinin birlikte okutulmasını teklif etmiştir. Varlığın ve hadiselerin   hikmet ve    ruhani/metafizik boyutunu açığa çıkarmaya dayalı   metoduna “mana-yı harfi” adını vermiştir.  

Yine Üstad Bediüzzaman’a göre; gelişen bilim, dünyayı olduğu kadar dini hakikatleri anlama aracı olmalıdır. Bilim, imanın güçlenmesi ve bakış açısının genişletilmesinin vasıtasıdır; bilim, medeniyet ve kültürün olduğu kadar, sanat ve terakkiyatın da hizmetinde olmalıdır.

Bilimlerin   inkarcılığa alet edilmesine karşı Bediüzzaman’ın “mana-yı harfi” adını verdiği çözüm yolu bilim ve eğitim çevrelerinde tartışılmakta ve ilgi görmektedir. Kalın bir perde yahut puslu veya renkli bir cam parçası, altındaki şeylerin görünmesine engel olduğu gibi, varlıklara mana-yı ismiyle bakmak, yani sadece onların özelliklerini ve faydalarını inceleyerek bunların o varlıklara nasıl ve kim tarafından takıldığını hiç düşünmemek hakikatlerin görünmesine engel olmaktadır.

Bir yazıya baktığımızda dikkatimizi harflere ve kâğıda değil, harflerin birleşmesinden ortaya çıkan anlamlara yöneltiriz. Halbuki inançsızlığa alet edilen günümüzün bilim anlayışı dikkatleri “manaya” değil “harflere” yöneltmektedir. Böylece bilginin “hakikat”, “marifet”, “hikmet, “fazilet” ve fıtrat” boyutları gözden saklanmakta; insan zihni “hakiki manaya” ulaşamamaktadır.   

Bediüzzaman ayrıca bilginin malumat ve ilim boyutu dışındaki unutulan/unutturulan boyutları gündeme getirir; “yakin bilgi” ve “hakiki mana” kavramlarına dikkati çeker. 

Mana-yı harfi metodu, bilimin arka planda yeniden inşa edilmesini mümkün kılmakta; felsefenin hikmetle, bilimin metafizik/ruhani boyutla bağını kurmaktadır. Bu metotla eğitim/sanat ve maarrif dünyamız, bir medeniyet fikri, ruhu ve iddiası kazanabilir; insanımız özgün ve orijinal eserler üretmeye başlayabilir.

Mana-yı harfi bakışı bilimleri kendi özüne ve asliyetine çevirmektedir. Onu dünyeviliğe/materyalizme alet olmaktan kurtarmaktadır. Bu yöntemle ilimden irfana giden yol açılacak öğrenilenler fazilete ve hayra yönelecektir.

Doğru bir fen/bilim eğitimi ile tabiat ve kâinat kitabını olduğu kadar insanın kendisini de doğru okumasının ve anlamasının yolu açılmaktadır. Doğru bir fen ve matematik eğitimi aynı zamanda   mantık ve muhakemeyi geliştirmenin en iyi bir vasıtasıdır.  Güzel ahlâkın ve değerleri kazanmanın en önemli bir vasıtasıdır.

Şöyle ki; tabiatı bir kitap olarak tasavvur edersek, tabiat kitabında tezahür eden düzen/nizam ve terbiye, sanat ve tasarım, temizlik ve israfsızlık/iktisat, faaliyet ve yardımlaşma, şefkat ve merhamet, iktisat ve adalet gibi hakikatlerin idraki ve bilimler yolu ile doğru okunması sonucu insan fıtratında bu özellikler tabiat ve ahlâk halini alacaktır.     

Tekrar edersek, ideolojik bilimin, yaratılış sebeplerini Allah yerine koyan felsefesine göre kurgulanmış ifadelerindeki gizli ve derin anlam/mesajlarla ortaya çıkan “sakat bilgi virüsü,” kâinat ve içindeki mevcudat ve hâdiseleri yanlış gören/değerlendiren bir bakış açısına sebep olmaktadır.

Düşünce yapısı olarak hasta hale getirilen günümüz insanı, eşyadan duyularına gelen mesajları doğru algıladığını ve anladığını zannetmektedir. Yanlış anlayışının ya da şirkinin farkında ol(a)mamaktadır.

Dünyevileşmiş bilimin “bilimsel(lik) formatından” geçmiş öğrenciler, kâinat ve hâdiseleri bu gözle okumakta; daha derin, geniş ve zengin başka bir okuyuş olabileceğine ihtimal bile ver(e)memektedir! Üstelik bilim bunu yaparken, tarafsız olduğunu söylemektedir!

Eğitim sistemine içerden ya da dışarıdan sızan demokratik ve pedagojik olmayan müdahaleler karşısında   eli kolu bağlı beklemenin gereği ve anlamı var mı?

Her şeyin Tanrılaştırılabildiği, Tanrı’nın tanınamaz hâle geldiği bir çağda doğru tevhid inancına, ekmekten sudan daha büyük ihtiyacımız var. tevhid inancını neden yitirdiğimiz konusunda enine boyuna kafa yormakla mükellefiz.

 

  • Bu yazı 1111 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Medipol Başakşehir 29 18 3 8 45 16 62 +29
2 Galatasaray 29 17 4 8 62 29 59 +33
3 Beşiktaş 29 16 5 8 62 38 56 +24
4 Trabzonspor 29 15 7 7 52 38 52 +14
5 Alanyaspor 29 12 12 5 31 34 41 -3
6 Antalyaspor 29 12 12 5 33 46 41 -13
7 Çaykur Rizespor 29 9 9 11 41 41 38 0
8 Yeni Malatyaspor 29 10 11 8 39 39 38 0
9 Kasımpaşa 29 11 13 5 47 51 38 -4
10 Atiker Konyaspor 29 8 8 13 33 33 37 0
11 MKE Ankaragücü 29 10 13 6 30 42 36 -12
12 Kayserispor 29 9 11 9 28 40 36 -12
13 Sivasspor 29 9 12 8 41 45 35 -4
14 Fenerbahçe 29 7 10 12 34 40 33 -6
15 Bursaspor 29 5 10 14 25 34 29 -9
16 BB Erzurumspor 29 6 13 10 30 38 28 -8
17 Göztepe 29 8 18 3 26 37 27 -11
18 Akhisarspor 29 6 17 6 30 48 24 -18
Takım O G M B A Y P AV
1 Gençlerbirliği 15 11 2 2 25 8 35
2 Ümraniyespor 16 9 4 3 24 14 30
3 Hatayspor 15 8 2 5 25 9 29
4 Denizlispor 15 8 2 5 27 12 29
5 Gazişehir Gaziantep FK 15 8 4 3 24 11 27
6 Balıkesirspor Baltok 15 8 4 3 25 18 27
7 Adana Demirspor 15 7 3 5 26 14 26
8 Altınordu 15 7 4 4 25 14 25
9 Boluspor 15 7 4 4 21 12 25
10 Eskişehirspor 15 6 3 6 20 18 24
11 İstanbulspor 14 7 4 3 22 21 24
12 Osmanlıspor FK 15 7 7 1 19 18 22
13 Altay 15 5 5 5 18 14 20
14 Adanaspor 15 3 6 6 19 19 15
15 Giresunspor 15 4 8 3 15 21 15
16 Afjet Afyonspor 15 3 8 4 17 28 13
17 Elazığspor 15 3 9 3 16 24 12
18 Kardemir Karabükspor 15 0 12 3 6 33 3
Takım O G M B A Y P AV
1 Manisa BBSK 16 12 2 2 43 13 38
2 Fatih Karagümrük 16 12 2 2 32 15 38
3 Menemen Belediyespor 16 10 2 4 34 19 34
4 Tuzlaspor 16 10 3 3 36 12 33
5 Sivas Belediyespor 16 8 3 5 28 20 29
6 Bandırmaspor 16 8 5 3 26 19 27
7 Etimesgut Belediyespor 16 7 3 6 20 13 27
8 Şanlıurfaspor 16 7 4 5 22 14 26
9 Zonguldak Kömürspor 16 7 4 5 19 15 26
10 Tarsus İdman Yurdu 16 7 5 4 32 25 25
11 Pendikspor 16 6 3 7 24 19 25
12 Kahramanmaraşspor 16 7 5 4 19 16 25
13 Kırklarelispor 16 6 4 6 20 16 24
14 Konya Anadolu Selçukspor 16 4 5 7 24 29 19
15 Bak Spor 16 4 5 7 16 28 19
16 Tokatspor 16 5 8 3 15 18 18
17 Fethiyespor 16 3 6 7 11 18 16
18 Darıca Gençlerbirliği 16 3 10 3 13 33 12
Takım O G M B A Y P AV
1 Nazilli Belediyespor 15 10 0 5 33 12 35
2 Hekimoğlu Trabzon 15 9 1 5 22 7 32
3 Tire 1922 15 8 0 7 23 8 31
4 Nevşehir Belediyespor 15 7 1 7 30 15 28
5 Ergene Velimeşe 16 8 5 3 22 15 27
6 Artvin Hopaspor 15 6 2 7 16 10 25
7 Erzin Belediyespor 15 6 3 6 29 15 24
8 Karaköprü Belediyespor 15 7 5 3 24 19 24
9 Şile Yıldızspor 15 7 6 2 32 21 23
10 Silivrispor 15 6 4 5 16 9 23
11 Yomraspor 15 5 3 7 19 14 22
12 Batman Petrolspor 15 6 5 4 14 15 22
13 Erbaaspor 15 5 4 6 19 13 21
14 Gebzespor 15 5 5 5 16 13 20
15 Kozan Belediyespor 15 4 4 7 14 17 19
16 Büyükçekmece Tepecikspor 15 5 7 3 17 19 18
17 Körfez Spor Kulübü 15 1 11 3 8 33 6
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 26/04/2019 Medipol Başakşehir vs Göztepe
 27/04/2019 Antalyaspor vs BB Erzurumspor
 27/04/2019 Çaykur Rizespor vs Sivasspor
 27/04/2019 Fenerbahçe vs Trabzonspor
 28/04/2019 Bursaspor vs Akhisarspor
 28/04/2019 Kayserispor (H:1) vs Alanyaspor
 28/04/2019 Beşiktaş vs MKE Ankaragücü
 29/04/2019 Atiker Konyaspor vs Galatasaray
 29/04/2019 Yeni Malatyaspor vs Kasımpaşa
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 27/04/2019 Gazişehir Gaziantep FK vs Giresunspor
 27/04/2019 Hatayspor vs Adanaspor
 27/04/2019 Altınordu vs Altay
 28/04/2019 İstanbulspor vs Elazığspor
 28/04/2019 Adana Demirspor vs Boluspor
 28/04/2019 Osmanlıspor FK vs Ümraniyespor
 28/04/2019 Denizlispor vs Balıkesirspor Baltok
 29/04/2019 Eskişehirspor vs Afjet Afyonspor
 29/04/2019 Kardemir Karabükspor vs Gençlerbirliği
 29/04/2019 Kardemir Karabükspor - Gençlerbirliği Kardemir Karabükspor ligdeki son 30 maçında hiç kazanamadı  Gençlerbirliği yenilmez
 29/04/2019 Kardemir Karabükspor - Gençlerbirliği Gençlerbirliği ligdeki son 9 maçında hiç kaybetmedi  Gençlerbirliği yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 28/04/2019 Darıca Gençlerbirliği vs Fatih Karagümrük
 28/04/2019 Fethiyespor vs Pendikspor
 28/04/2019 Kahramanmaraşspor vs Manisa BBSK
 28/04/2019 Kırklarelispor vs Tarsus İdman Yurdu
 28/04/2019 Menemen Belediyespor vs Şanlıurfaspor
 28/04/2019 Sivas Belediyespor vs Etimesgut Belediyespor
 28/04/2019 Tokatspor vs Anadolu Selçukspor
 28/04/2019 Tuzlaspor vs Bandırmaspor
 28/04/2019 Zonguldak Kömürspor vs Bak Spor
 28/04/2019 Kahramanmaraşspor - Manisa BBSK Kahramanmaraşspor ligde evindeki son 7 maçında hiç kaybetmedi  Kahramanmaraşspor yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 28/04/2019 Artvin Hopaspor vs Büyükçekmece Tepecikspor
 28/04/2019 Gebzespor vs Ergene Velimeşe
 28/04/2019 Karaköprü Belediyespor vs Şile Yıldızspor
 28/04/2019 Kozan Belediyespor vs Yomraspor
 28/04/2019 Nazilli Belediyespor vs Erzin Belediyespor
 28/04/2019 Nevşehir Belediyespor vs Hekimoğlu Trabzon
 28/04/2019 Silivrispor vs Erbaaspor
 28/04/2019 Tire 1922 vs Batman Petrolspor
 28/04/2019 Artvin Hopaspor - Büyükçekmece Tepecikspor Artvin Hopaspor ligdeki son 5 maçında hiç kaybetmedi  Artvin Hopaspor yenilmez
 28/04/2019 Karaköprü Belediyespor - Şile Yıldızspor Karaköprü Belediyespor ligdeki son 6 maçında hiç kazanamadı  Şile Yıldızspor yenilmez
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
YUKARI